Durduğu Yerde Durmak Gerek

Eklemlerin hareket aralığı pozların içinde ne ölçüde derinleşebileceğimizi doğrudan etkiliyor. Bahsedeceklerim bir parça teknik olabilir ancak konuyu açıklamak için gerekli. Menteşe eklem ayak bileğinin sınırlı dorsifkelsiyonu, arka bacak kasları (hamstringleri) ne kadar esnek olursa olsun Aşağa Bakan Köpek pozunda topukların yere gelmesine engel. Aynı şekilde bilekteki yetersiz plantarfleksiyon  Virasana pozunda rahat oturuşa izin vermiyor. Diğer yandan aynı kişinin Malasana pozunda topukları yere gelmezken Virasana pozuna, hatta sırtüstü olacak şekilde rahatça yerleşebiliyor. Beden gerçekten bir muamma.

Sıkışma (compression) durumunda, yapısal olarak ör. kemik kemiğe dayandıysa durmaktan başka çare yok. Zorlamak gerçekten manasız.  Hocam Jason Crandell’ın eğitimlerde çok sık tekrarladığı cümle “When it stops, stop!”. Yani durduğu zaman dur çünkü değişme ihtimali yok denebilecek kadar az. Ancak yumuşak doku direnci söz konusuysa (tension) değişme potansiyeli var.

Görseldeki poz Ashtanga Birinci Seri’nin yerdeki pozlarından Purvottanasana. Uzun yıllardır kendi çapımda bir Ashtanga Mysore pratiğim var ve bugüne dek sağ ayak bileğimin kısıtlı hareket aralığı sebebiyle sağ dizim bükülü kalıyor, ayak tabanım tam olarak yere gelmiyor, bacak kaslarım açık olmasına rağmen… Biz bu pozu haftada 5-6 gün yapıyoruz ve yıllardır aynı. Kendi ev pratiğimde de üzerinde bir dönem çalıştım ama değişen bir şey olmadı. 

Yoganın bize bedeni keşfetmemiz ve değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenmemiz  ve bunlara rağmen pozları gerektiği zaman modifiye ederek pratiğimize devam etmemiz için fırsat sunuyor. Durduğu yerde biz de duralım 