Gerçeği Kalp Bilir

 

Güneşe selam, hareketler ve geçişlerde tek nefes kaldığımız, birbirini izleyen öne ve arkaya eğilme pozlarını içeren sekanstır. Fiziksel dayanıklılığı, gücü ve zihinsel odaklanmayı arttırır.

Nefes ve hareket senkranizasyonunu, beden parçalarının koordineli şekilde hareketini deneyimleriz. Pozlar arası geçişlerdeki akışkanlık, beden ısısındaki artış beş elementten, su ve ateş elementlerini ön plana çıkarır.

Geleneksel anlamında Güneşe Selam, günü selamlamaktır. Aslında sekanstaki her poz, bize, her günün yeni bir gün ve her anın onun bir parçası olduğunu hatırlatır. Birbirini takip eden genişleme ve merkeze dönüşler, gökyüzüne yükselişler ve toprağa doğru inişler güneş ve toprakla olan ilişkimizi, doğayla bağımızı sembolize eder.

Yoga felsefesinde, Surya yani Güneş, dünyanın fiziksel ve spiritüel merkezi ve aynı zamanda tüm yaşamın yaratıcısını temsil eder. Eski Yogiler, güneşi bu şekilde onurlandırmışlardır. Eller, kalbin önünde avuçları bir arada başlanır ve bitirilir. Avuçları, kalbin önünde bir araya getirmek hem selamlama işaretidir hem de parmakların kalbe teması sadece gerçeği kalp bilir anlamındadır.

Şayet her birimiz dünyanın birer kopyası isek gökyüzündeki güneş aslında kendi içimizdeki güneşin simgesidir. İçimizdeki güneş de kalbimizi temsil eder.

Bir sonraki yoga pratiğinizde Güneşi selamlarken, ellerinizi kalbinizin önüne getirdiğiniz zaman belki bazı soruların cevabı kendiliğinden beliriverir…