Tozu süpür, kiri süpür

Sadece bağımlı hissettiklerimle yüzleşmek için mi yoga ve meditasyon yapıyorum ? Açıkçası uzun süre büyük resmi böyle algıladım. Cyndi Lee’nin severek okuduğum kitabı May I Be Happy’de anlattığı bir Budist masalı beni derinden etkiledi.

Amcasının manastırında yaşayan, öğretileri anlayacak kadar zeki olmadığı için kendisine Mankafa lakabı yakıştırılan ve manastırdan kovulan genç adamın yolu birgün Buddha ile kesişir. Buddha onu alıp başka bir manastıra yerleştirir ve ona bir iş verir. İşi basittir, tapınağın yerlerini süpürmek. Ancak Buddha bu işe birşey daha ekler ve süpürgeyi öne, arkaya doğru hareket ettirirken şu sözleri tekrar etmesini söyler :

“Tozu süpür, kiri süpür. Tozu süpür, kiri süpür.”

Öğretide; “toz” bağımlılıklarımızı, “kir” kaçınma halimizi temsil eder. Kıssadan hisse; hoşlandığımız şeylere sıkıca tutunma tutkumuzun yanısıra hoşlanmadığımız şeyleri itme dürtümüzün farkına varabilirsek, kendimizi daha uyanık, daha açık görüşlü ve daha ılımlı davrandığımız bir yere doğru götürebiliriz.

Genç adamın hikayesi mutlu sonla biter. Aynı cümleleri tekrar ederek, doğru motivasyon ve kalpten bağlılık eşliğinde aydınlanır.

Tutunmak kadar kaçınmak da bir tür bağımlılık gibi geliyor bana. Madalyonun diğer yüzü. Kaçındığımız zaman da olanı biteni netlikle görmeyi ıskalamıyor muyuz ?

Artık sanırım kaçınma hallerimin daha çok ayrımındayım… Önümde uzun bir yol var…